Türkiye, dünyanın en hareketli deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya kuşağı üzerinde yer alır. Haber bültenlerinde sık duyduğumuz "fay hattı" ifadesi aslında tek bir çizgiyi değil; kollara ayrılan, yer yer genişleyip daralan uzun kırık sistemlerini anlatır. Bu sistemlerin nereden geçtiğini bilmek kaygı büyütmek için değil, doğru soruları sormak için önemlidir: Zeminim nasıl, binam ne durumda, hazırlığım tamam mı? Ülkedeki güncel sarsıntı etkinliğini canlı deprem haritamızda izlediğinizde, depremlerin bu yazıda anlatılan hatlar boyunca dizildiğini kendiniz de göreceksiniz.
Türkiye neden bu kadar çok sallanıyor?
Anadolu, dev levhaların arasına sıkışmış görece küçük bir levhacık üzerinde durur. Güneyden Arap ve Afrika levhaları yılda birkaç santimetre hızla kuzeye ilerler; kuzeyde ise yerinden oynamayan Avrasya Levhası bu ilerleyişe geçit vermez. İki güç arasında kalan Anadolu levhacığı, sıkıştıkça batıya, Ege'ye doğru itilir. Yerbilimciler bu harekete Anadolu'nun "batıya kaçışı" der.
Bu kaçış pürüzsüz bir kayma değildir. Hareket, levha sınırlarındaki büyük faylarda onlarca yıl boyunca gerilme olarak birikir ve biriken enerji zaman zaman depremlerle boşalır. Anadolu'nun kuzey sınırını Kuzey Anadolu Fay Zonu, güneydoğu sınırını ise Doğu Anadolu Fay Zonu oluşturur; iki zon doğuda Bingöl'ün Karlıova ilçesi yakınında birleşir. Batıda ise sıkışma yerini gerilmeye bırakır ve Ege'nin çöküntü ovaları devreye girer. Depremlerin neden önceden bilinemediğini ve büyüklük ölçeklerinin ne anlattığını büyüklük ile şiddet arasındaki fark rehberinde ayrıntılı ele aldık.
Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAF)
Türkiye'nin en tanınmış deprem kaynağı olan Kuzey Anadolu Fay Zonu, doğuda Karlıova'dan batıda Saros Körfezi'ne kadar ülkenin kuzeyini boydan boya kat eden, yüzlerce kilometre uzunluğunda bir kırık sistemidir. Sağ yanal doğrultu atımlı bir faydır: fay hattının karşısında duran biri, deprem sırasında karşı bloğun kendisine göre sağa kaydığını görür. Zon tek bir çizgi değil; yer yer birbirine paralel kollara ayrılan geniş bir deformasyon kuşağıdır.
KAF'ın yakın tarihimizdeki en ağır bilançolu depremleri arasında 1939 Erzincan depremi ile 1999 Gölcük merkezli Marmara depremi sayılır. 20. yüzyıl boyunca zonun farklı segmentleri sırayla kırılmış, kırılmalar kabaca doğudan batıya doğru ilerlemiştir. Bugün bilim insanlarının en yakından izlediği kesim, zonun Marmara Denizi içinden geçen segmentleridir; çünkü bu kesim uzun süredir büyük bir deprem üretmemiştir ve İstanbul başta olmak üzere ülkenin en yoğun nüfuslu bölgesine komşudur. Bu, depremin tarihinin bilinebileceği anlamına gelmez; yalnızca hazırlığın bu bölgede özellikle öncelikli olduğunu gösterir.
Doğu Anadolu Fay Zonu (DAF)
Doğu Anadolu Fay Zonu, Karlıova'dan güneybatıya, Antakya'ya doğru uzanır ve Anadolu levhacığı ile Arap Levhası arasındaki sınırı oluşturur. KAF'ın aksine sol yanal çalışır: karşı blok, faya bakan bir gözlemciye göre sola hareket eder. Zon; Bingöl, Elazığ, Malatya, Kahramanmaraş ve Hatay çevresinden geçen segmentlere ayrılır.
DAF'ın gücü, 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli, aynı gün içinde meydana gelen Mw 7,7 ve Mw 7,6 büyüklüğündeki iki depremle acı biçimde görüldü. Bu depremler, zonun birden fazla segmentinin art arda kırılabildiğini ve etkinin çok geniş bir alana yayılabildiğini gösterdi. Büyük depremlerin ardından bölgede aylarca süren sarsıntılar için artçı deprem rehberimize, aynı deprem için kurumların neden farklı büyüklük duyurduğuna ise AFAD-Kandilli farkı yazımıza bakabilirsiniz.
Ege graben sistemi
Batı Anadolu'da mekanizma değişir. Anadolu'nun batıya kaçışı burada kabuğu sıkıştırmak yerine gerip inceltir; gerilen kabuk, normal faylar boyunca kırılarak basamak basamak çöker. Çöken bloklar graben adı verilen verimli ovaları, aralarında yüksekte kalan bloklar ise horst denen dağ sıralarını oluşturur. Büyük Menderes ve Gediz ovaları bu yapının ders kitabı örnekleridir. Bu yüzden Ege'de depremler tek bir ana hat yerine, doğu-batı uzanımlı çok sayıda irili ufaklı fay üzerinde gerçekleşir.
2020'deki İzmir depremi bunun güncel bir örneğidir: kırılma Ege Denizi'nde, Samos (Sisam) Adası açıklarındaki bir normal fayda gerçekleşmiş, buna rağmen İzmir'de zemin koşullarının etkisiyle ağır hasar yaşanmıştır. Deniz tabanındaki normal faylanma o depremde küçük çaplı bir deniz kabarmasına da yol açmıştı; kıyılarımızdaki bu riskin ayrıntısı için deprem ve tsunami rehberini okuyabilirsiniz.
Diğer önemli fay zonları
- Ölü Deniz Fay Zonu: Arap ve Afrika levhalarını ayıran bu büyük sol yanal sistem, güneyden gelip Hatay çevresinde Doğu Anadolu Fay Zonu ile buluşur; Amik Ovası ve çevresinin deprem etkinliğinde payı vardır.
- Batı ve İç Anadolu'nun diri fayları: Ege graben sisteminin dışında da Batı ve İç Anadolu'da orta büyüklükte deprem üretebilen çok sayıda diri fay bulunur. "Büyük hatlardan uzağım" düşüncesi bu nedenle yanıltıcı olabilir.
- Deniz altındaki faylar: Marmara, Ege ve Akdeniz'in tabanında karadan izlenemeyen aktif faylar yer alır; bu yüzden kıyı illeri de deprem planlamasında denizaltı kaynaklarını dikkate alır.
Hangi bölgelerin ne sıklıkta sallandığını merak ediyorsanız deprem istatistikleri sayfamızdaki bölgesel dağılımlar fikir verecektir.
Evimin altından fay geçiyor mu?
Bu sorunun cevabı sosyal medya paylaşımlarından değil, resmî kaynaklardan alınmalıdır. İzlenecek yol şudur:
- MTA Diri Fay Haritası'na bakın: Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'nün internetten erişilebilen Yerbilimleri Harita Görüntüleyicisi'nde "Türkiye Diri Fay Haritası" katmanını açıp bölgenize yakınlaşın. Harita, bilinen diri fayların izlerini genel ölçekte gösterir.
- Parsel bazlı sorgulama yapın: e-Devlet üzerindeki parsel sorgulama hizmetiyle taşınmazınızın konumunu doğrulayın; ada-parsel bilgisiyle belediyenizden imar durumu ve varsa jeolojik-jeoteknik etüt raporlarını isteyin.
- Zemin etüdünü sorun: Yeni binalarda zorunlu olan zemin etüdü raporu, parselinizin zemin sınıfı ve yerel koşulları hakkında fay haritasından çok daha ayrıntılı bilgi verir.
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Diri fay haritaları bölgesel ölçekte hazırlanır ve zamanla güncellenir; tek başına "adresinizden fay geçip geçmediğini" kesin olarak söylemez. Parseliniz hakkında bağlayıcı bilgi için MTA, belediyeniz ve yetkili jeoloji-inşaat mühendislerine başvurun.
Fay yakınında yaşamak ne anlama gelir?
Fay hattına yakınlık önemli bir etkendir ama tek başına riskinizi belirlemez. Deprem mühendisliğinin tekrar tekrar doğruladığı gerçek şudur: hasarı asıl belirleyen, sarsıntının şiddetini büyüten zayıf zeminler ile o sarsıntıyı taşıyamayan zayıf yapılardır. Gevşek alüvyon dolgu bir ovada, faydan onlarca kilometre uzaktaki dayanıksız bir bina; faya çok daha yakın, sağlam zemine oturan iyi tasarlanmış bir binadan ağır hasar görebilir.
Fay yakınında yaşıyorsanız yapabilecekleriniz bellidir: binanızın projesine uygun yapıldığından emin olun, gerekiyorsa performans analizi yaptırın, DASK poliçenizi güncel tutun ve deprem anında doğru davranışları evinizdeki herkesle çalışın. Bölgenizdeki güncel etkinliği son depremler listesinden takip edebilirsiniz.
Depremler önceden tahmin edilemez. Fay haritaları depremin "nerede" olabileceğini gösterir; "ne zaman" olacağını hiçbir kişi, cihaz veya yöntem bilemez. Tarih ve büyüklük vererek deprem duyuran paylaşımlar bilimsel dayanaktan yoksundur.
Sıkça sorulan sorular
Türkiye'de en riskli fay hangisi?
Fay hattı üzerindeki evler yıkılır mı?
Diri fay haritasına nasıl bakılır?
Beklenen İstanbul depremi hangi fayda olacak?
Kaynaklar ve resmi bilgilendirme
Bu rehber; MTA'nın Türkiye Diri Fay Haritası çalışmaları, AFAD'ın deprem ve afet bilgilendirme içerikleri ile Kandilli Rasathanesi (KRDAE) yayınları esas alınarak, sitemiz editörleri tarafından derlenmiştir. Diri fay haritaları yeni araştırmalarla güncellenebildiği için güncel sürümü her zaman MTA'nın resmî sitesinden kontrol edin.